Anlatılmayan hikayelerin kitabı: Ötekilerin Başkenti

Göç hikayeleri, genellikle gurbet ve başarı arasında sıkışıp kalır. Kreuzberg ise bunun hep böyle olmadığını görmek, bu denklemi kırmak için yeryüzündeki en ideal seyir tepelerinden biri. Yazar Gökhan Duman, bilinmeyen insan öykülerini  Ötekilerin Başkenti adlı kitabında anlatıyor. 

İnsana ve yaşama dair okumalar için bir demet öykü sunan bu kitabı okumanızı öneririz. Anlatı tarzında yazılan Ötekilerin Başkenti’nde kendinize ait satırlar bulmanız olası…

Kitaptaki hikayeleri okurken “Evet bu benim öyküm” diyeceğiniz bir çalışma olmuş. 

Ötekilerin Başkenti; kâh göçmenlerin Berlin Duvarı’ndaki izlerini takip ediyor, kâh Berlin’in iki meleği Damiel ve Kasiel’le birlikte şehrin üzerinde dolaşıyor.

David Bowie’yle aynı şarkıyı mırıldanıp Berlin Ulusal Müzesi’nden Almanya’nın en ünlü tablosunu çalan Ulay’ın arkasından koşturuyor. Almanya’nın ilk göçmen kadın futbol takımı için tribünlerde tezahürat yaparken soluğu Tahran’da alıyor.

Sayfa: 160

Anlatılmayan öyküler

Bazen de Kreuzberg’in göçmen sokaklarına, cadde, dükkân ve evlerine konuk olurken, günün sonunda sokaktaki çocuklarla neşeli bir oyuna dalıyor. İlhamını Kreuzberg’den alan Ötekilerin Başkenti, on beş farklı hikâyeyle şimdiye kadar anlatılmayanın peşine düşüyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir